Anasayfa / HABERLER / GÜNCEL / 1+1, 20 m2, İçi Sıfır, Çok Lüks, Kelepir Kiralık İşçi
merhaba

1+1, 20 m2, İçi Sıfır, Çok Lüks, Kelepir Kiralık İşçi

Kiralık işçilik yasası Davutoğlu’nun kovulduğu günün gecesinde sabaha karşı meclisten geçti. Küçümsenmeyecek bir hızla cumhurbaşkanından onay alarak 20 Mayıs günü yürürlüğe girdi.

Başlangıçta kadın emeğini, kadının ev içi emeğini ve ve tarım işçiliğini korumaya yönelik bir uygulama olarak servis edilen kiralık işçilik, patron kalemşorleri içerisinde dahi kendisine güçlü bir savunucu bulamıyor.

Uygulamanın işsizlere yönelik olduğu ifade edilse de tüm dünyadaki örnekler çalışanları hedef alıyor. Mevcut çalışanlar kovuluyor, yerine Özel İstihdam Büroları’ndan (ÖİB) daha ucuza işçi kiralanıyor.

Uygulamanın taşerondan farkı şu; taşeron yasası asıl iş kolunu kapsamıyordu. Yani bir hastane sahibi doktor, hemşire ve hastabakıcı işlerini taşerona veremiyordu. Kantin, temizlik gibi işleri taşerona verebiliyordu. Şimdi bu uygulama ile tüm işçiler kiralanabilecek.

• İşçiler kendi başlarına iş bulamayacak. ÖİB’ye kaydolacak. Yapabilecekleri işler listesinden birine dair bir başka patrona kiralanacak. Gerçici süre burada çalışan işçi farklı işleri farklı zamanlarda ve farklı semtlerde yapmak durumunda kalacak.
• İşçilerin kiralanma süresi bittiğinde SGK primleri ödenmiyor. Emeklilik hayal olacak. Aynı zamanda işçi bu süre içerisinde sağlık sigortasını devlete kendi cebinden ödemek zorunda.
• İşçinin yıllık izni yok. Son derecede işçi düşmanı olan uygulama suistimale de açık: İşveren dilediği an kiraladığı işçi yerine yenisini isteyebiliyor. Yani hastalık, cenaze gibi mazeretli durumlarda patronun yeni bir işçiyi kiralamasını engelleyen bir yasal güvence bulunmuyor.
• Bir işyerinde kiralık işçi oranı %25’i geçemiyor. Ancak 10’un altında işçi çalıştıran işyerlerinde patron tüm işçilerini kiralayabiliyor. Konfederasyonumuz DİSK’in raporuna göre Türkiye’deki kayıtlı istihdamın yarısı kiralık işçi olarak kullanılacak.
• İşçinin bulunduğu sektör ÖİB’nin kayıtlı olduğu sektör olduğu için kiralandığı işyerindeki işçilerle aynı sendikaya üye olamıyor, toplu sözleşmeden faydalanamıyor. Fiili olarak örgütlenme hakkı gaspediliyor.

Almanya’dan bir örnek verecek olursak BMW patronu uygulama sayesinde yalnızca Leipzig şehrinde toplam maaş ödemelerinin %40 oranında düştüğünü gururla açıklamıştı.

İletişim sektörünün üç büyük şirketi, yasanın kapsamı bu denli geliştirilmeden pek çok departmanını kapatıp ÖİB’lerden işçi kiralamaya başlamıştı. Önümüzdeki süreçte saldırının daha da derinleşeceğini görebiliriz.

Dev-İletişim-İş olarak bulunduğumuz işyerlerinde kiralık işçiliği reddediyoruz. İşimizi savunmak, insanca koşullarda yaşamak için de tüm sektör çalışanlarını sendikalı olmaya, Dev-İletişim-İş’li olmaya davet ediyoruz!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *