Anasayfa / YAYINLAR / BASIN AÇIKLAMALARI / Ayrımcılığa, Tacize, Tecavüze, Güvencesizliğe Karşı ÖRGÜTLENİYORUZ
8mart

Ayrımcılığa, Tacize, Tecavüze, Güvencesizliğe Karşı ÖRGÜTLENİYORUZ

Ülke tarihinin en karanlık dönemini yaşarken 8 Mart Dünya Kadınlar günü geldi. Bir tarafta savaşın gölgesi altında ölümle-yaşam arasında direnen kadınlar; bir tarafta sömürünün, güvencesizliğin, muhafazakarlığın kıskacında yine ölümle-yaşam arasında kadınlar…

Ülkenin dört bir köşesinden her gün çatışmalarda, iş kazalarında, erkek şiddetinden, tecavüzden kadınların öldürüldüğü haberlerini okuyoruz/yaşıyoruz. Bir taraftan da torba yasa içine sokuşturularak meclisten geçirilen doğum izni kandırmacasıyla esnek çalışmaya mahkûm ediliyoruz. Kıdem tazminatımızı fona devretme bahanesiyle yok edilmek istenirken, özel istihdam büroları adı altında modern kölelere dönüştürülmek, ölümü gösterip sıtmaya razı edilmek isteniyoruz.

Biz 8 Mart’ın bir mücadele günü olarak bizlere miras bırakıldığını ABD’li dokuma işçilerinden öğrenmiştik 1857’de. Daha iyi çalışma koşulları talebiyle mücadele ederek greve çıktığında, fabrikasını terk etmediği için ölümle-yaşam arasında kalmışlardı. Polisin saldırısı sonrasında fabrikada kilitlenerek 129 kadın işçi yakılarak öldürüldü; tıpkı yakın tarihimizde Bursa’da, İkitelli’de, Urfa’da iş cinayetine kurban edilen, barış istediği için öldürülen kız kardeşlerimiz gibi.

Daha iyi çalışma koşulları neden bir ölüm sebebi olsun ki? Barış içinde kardeşçe yaşamayı talep etmek niye ölüme sebep olsun ki? Kapitalizm kendini erkek egemenliği üzerinde inşa ettiğinden beridir, iktidarların, sermayenin kabul etmeyeceği en insani hakları talep etmek ölüme sebep oluyor.

ARTIK ÖLMEK İSTEMİYORUZ!

Devletten, güvenlik güçlerinden topluma yönelen ve başta da bizi vuran operasyonların, şiddetin durdurulması için, güvendiğimiz en yakınımız erkeklerin şiddetinden korunmak için, bizi öldüren erkeklerin ağır tahrik indirimi almaması için, öldükten sonra bile bizi kirli ağızlarına alan ablukayı dağıtmak için ÖRGÜTLENİYORUZ!

Güvencesizlik Kadınları Her Sektörde Hapsediyor
Küfüre dayanıklı olduğumuz için, emeğimiz daha değersiz olduğu için, daha düşük ücrete ve koşullara razı geldiğimiz için tercih ediliyoruz iletişim sektöründe, çağrı merkezlerinde. Mobinge, tacize maruz kalsak da sesimizi çıkartamıyoruz, hem işsiz kalmaktan korkuyoruz hem adımıza gelecek damgadan. Nasıl olsa okul bitene kadar, nasıl olsa evlenene kadar çalışacağım, sık dişini diyoruz. Yanı başımızdaki kız kardeşimiz dayanışmamıza ihtiyaç duyarken onu görmezden geliyoruz. Evde işyerinde yaşadığımız sorunları dillendiremiyoruz; rahat mı battı otur evinde diye karşılık bulacağımızı biliyoruz. Bu da geçer aldırma diyoruz. Ama geçmiyor.
Biz iletişim ve çağrı merkezi çalışanı kadınlar bazen vardiyamızın bittiği geç saatlerde evimize dönerken acaba tacize, tecavüze uğramadan evimize nasıl güvenle ulaşırız diye düşünüyoruz, erkeklerin egemenliği altındaki sokaklarda yürürken. Tıpkı tüm kadınlar gibi…

GÜVENCELİ VE GÜVENLİ İŞ İSTİYORUZ!
Örgütsüzlüğümüze güçsüzlüğümüze karşı koymak için ele ele veriyor, yan yana geliyoruz. Bizi korkup sesimizi çıkartmadığımız için işten atmamalılar, örgütlülüğümüzden aldığımız güçle daha insanca koşullarda çalışma hakkını kazandığımız için işten atamamalılar. İnsanca yaşamak için ÖRGÜTLENİYORUZ!

YAŞASIN 8 MART!
YAŞASIN KADIN DAYANIŞMASI!
DEV-İLETİŞİM-İŞ’Lİ KADINLAR

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *